DOLAR 30,9925 -0.05%
EURO 33,6201 0.11%
ALTIN 2.017,02-0,04
BITCOIN 15853120,31%
İstanbul
10°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cevdet Albay

Cevdet Albay

20 Şubat 2024 Salı

Madenlerde dolaşan hayalet: Meslek hastalığı

Madenlerde dolaşan hayalet: Meslek hastalığı

20.Şubat.2024 22:38, I Güncelleme:20 Şubat 2024 23:06

20.02.2024 22:38, I Güncelleme:20 Şubat 2024 23:06

Gazeteci Ceylan Sağlam’ın kaleminden Madenlerde dolaşan hayalet meslek hastalığı konusunda önemli noktalara değiniliyor.

Türkiye’de ağır ve sağlıksız koşullarda çalışan yüz binlerce işçi, ölümcül meslek hastalıklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Son yıllarda meslek hastalıklarına yönelik farkındalıkla birlikte karşı önlemler artsa da başta maden sektörü olmak üzere pek çok işçi sağlıksız koşullarda çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor.

Türkiye’de ağır ve sağlıksız koşullarda çalışan yüz binlerce işçi, ölümcül meslek hastalıklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Son yıllarda meslek hastalıklarına yönelik farkındalıkla birlikte karşı önlemler artsa da başta maden sektörü olmak üzere pek çok işçi sağlıksız koşullarda çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2022 yılına ait meslek hastalıkları verilerine göre kömür ocakları da dahil olmak üzere madencilik sektöründe yıl içinde sadece 53 kişi meslek hastalığına yakalandı. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile iş yeri tabipleri ise meslek hastalıklarına yakalananların gerçek sayısının resmi verilere yansıyandan çok daha fazla olduğunu vurguluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine referans veren uzmanlar, dünya genelinde meslek hastalığına yakalanan işçi sayısının iş kazalarında ölenlerin 10 katı oranında olduğunu ifade ediyor. Ancak Türkiye’de bu alandaki gerçek verilere ulaşılamıyor. Kayıt dışılığın yanında meslek hastalığına yakalandığı raporlanan işçilere çok düşük ödenek verilmesi bunun nedenlerinden biri. Çünkü pek çok işçi düşük ödenek yerine sonunda ölüm de olsa çalışmayı tercih ediyor.

Aydın’ın Çine ilçesinde meslek hastalıklarına yakalanan kuvars madeni işçileriyle 9. Köy okurları için görüşen Ceylan Sağlam, iş sağlığı ve meslek hastalıklarıyla ilgili verileri araştırdı, uzmanlara mikrofon uzattı.

2022’de meslek hastalığından 8 kişi öldü, 53 madenci meslek hastalığına yakalandı

Yaşanan felaketlerden dolayı kamuoyunun yakından takip ettiği Ermenek, Soma ve Amasra maden ocaklarında çalışanların yakalandığı meslek hastalığına ilişkin verilere ulaşmak istediğimizde ise aynı raporda ‘Ekonomik Faaliyet Sınıflandırılması’ başlığında; kömür ve linyit çıkartılan iş kolunda 41, ham petrol ve doğalgaz çıkarımında 1, metal cevheri madenciliğinde 4, diğer madencilik ve taş ocakçılığında 7, madenciliği destekleyici hizmet faaliyetlerinde 1 kişinin meslek hastalığına yakalandığı tespit edildi.

Ayrıca, 2022 yılında meslek hastalığından hayatını kaybeden işçi sayısının 8 olduğu da resmi kaynaklarda yerini aldı.

Çine’deki işçilerin çilesi: Silikoz is ve geçim sıkıntısı

SGK verileri ışığında, meslek hastalığına yakalanan işçilerin sayısının neden “görünmez” olduğunu öğrenmek için kuvars maden ocaklarının yaygın olduğu Aydın’ın Çine ilçesine gittim ve orada maden ocaklarında çalışmak zorunda kalmış silikoz is hastaları ile görüştüm. SGK tarafından kendisine hastalığından dolayı yüzde 41 oranında rapor verilen ve bu oran doğrultusunda kendisine 3 bin lira ücret ödenen 47 yaşındaki Şenol Girgin, geçinemediğini ifade etti.

Maden İşçisi Şenol Girgin

Hastalığından dolayı çalışamayan Girgin, 2018 yılında hastalığa yakalandığını ve işyerinin sevk kağıdı vermediği için kendi çabası ile tedavi gördüğünü anlattı. İki kızından birinin engelli olduğunu, diğerini de okutmaya çalıştığını anlatan Girgin, çalıştığı fabrikanın sahipleri tarafından yalnız bırakıldığını anlattı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetim yapıldığını, ancak işverenlerin denetime gelenlere Çine köftesi ısmarlayıp gönderdiğini kaydeden Şenol Girgin, bölgeye gelen SGK müfettişinin kendisine “Çine’de kuvars madeninden dolayı herkes silikoz is hastalığına yakalanabilir. İşçiler şikâyetçi olmuyor” dediğini ifade etti.

İşçilerin şikâyetçi olmamasının nedenlerinden birinin, kendilerine bağlanan ödenekler ile geçinememe ve sağlık raporu aldığında başka bir fabrikaya girip çalışamama korkusundan dolayı olduğunu söyleyen Girgin, “Ege bölgesinde temel sorun işsizlik. İş olmadığı için maden ocaklarında çalışmak zorundayız” dedi.

“Hayata küskünüm”

Doktorlarının uyarısına rağmen sağlıklı beslenemediğini ifade eden Şenol Girgin, SGK tarafından kendisine ödenen 3 bin liralık ücrete de tepki gösterdi ve şunları söyledi:

“3 bin lira para ile ev bakılır mı? Bakılmaz. Cumhurbaşkanına söylüyorum, 3 bin lira ile ev bakılıyorsa aldığı maaşı bana versin. 3 bin lira maaş ile nasıl bakılacağını kendisi de görsün. Cumhurbaşkanı alsın 3 bin lira para ile kendisi geçinsin. Et satın alamıyoruz. Tavuk alıyoruz. Onunla geçiniyoruz.  Hayata küskünüm.”

“İşçiler acı çeke çeke ölüyor”

Görüştüğüm bir başka silikozis hastası olan Sayım Ünal, 16 yıl maden işçiliği yapmasının ardından hastalığa yakalanarak işi bıraktığını söyledi. Ünal, madende çalışırken bez maskelerle çalıştırıldıklarını ifade ederken çalışma koşullarına tepki gösterdi. Çine’de yaşayan iş arkadaşlarının durumunun kendisinden de kötü olduğunu anlatan Ünal, “Acı çeke çeke ölüyorlar” dedi.

Sayım Ünal

9 yıldır silikoz is hastası olan ve SGK tarafından kendisine yüzde 16 oranında rapor verildiğini söyleyen Ünal, “Hastalık maaşı olarak bin 750 lira para alıyordum. Onu da emekli oldum diye 850 liraya düşürdüler. Saçmalık resmen” diye konuştu. Maden sahiplerinin işçileri kullandığını söyleyerek tepki gösteren Ünal, patronların hastalanan işçileri işten çıkardığını da kaydetti.

Ünal, meslek hastalığına sahip olan işçilerin yoksullukla da mücadele ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“800 lira ücretle kim geçinmiş? Verdikleri 800 lira bir para. Meslek hastası olduğum, 16 yıl boyunca çalıştığım şirket hiçbir gün arayıp sormadı. Kendi imkânlarımız ile tedavi olmaya çalışıyoruz. Bu madenler ölüm saçıyor, başka bir şey değil. Önlemlerin alınması lazım bu madenlerde. Önlem alınmadığı sürece kaç arkadaş bunlar yüzünden vefat edecek?”

Türkiye’de iki “meslek hastanesi” var

Meslek hastalıklarının görünmez ve tartışılmayan bir konu olmasının nedenini araştırırken Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı raporlara yöneldim. Bu konuya dair ulaşabildiğim tek rapor ise 2021 yılına ait “Sağlık İstatistikleri Yılllığı” oldu. Söz konusu rapora göre, Türkiye’de toplam meslek hastaneleri sayısının 2 olduğu kaydedilirken, bu hastanelerde toplam 254 yatak yer alıyor.

Meslek hastalığı konusu ile ilgili Sağlık Bakanlığı’nda başka bir bulguya rastlanılmadı. Ancak, konu üzerine çalışan uzman hekimlerle görüştüğümde 2 yıl boyunca meslek hastanelerine ve devlet, üniversite hastanelerinin meslek hastalığı birimine başvuran kişilerin raporlandığı bilgisine ulaştım. Ancak, söz konusu rapora ulaşmak için Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı birimine ulaşmak istediğimde, geri dönüş sağlanmadı.

Ankara Tabip Odası (ATO) İşçi Sağlığı ve İşyeri Komisyonu Başkanı Buket Gülhan

Türkiye’deki meslek hastalığına ilişkin bilgi veren Ankara Tabip Odası (ATO) İşçi Sağlığı ve İşyeri Komisyonu Başkanı Dr. Buket Gülhan ise, meslek hastalığına tanı konulan kişi sayısının 2022 yılında 921 olduğunu ifade etti. Gülhan, “Deniliyor ki yeterli iş yeri hekimi yok, yeterli iş yeri uzmanı yok ama bakıyorsunuz eğitim için yeterli olduğu düşünülenlere sayıların yeterli olduğu görülüyor” dedi.

Sayar: “İş yeri hekimleri işçileri meslek hastanesine sevk etmiyor”

Gülhan, SSK hastanelerinin kapatıldıktan sonra meslek hastalığının teşhisine ilişkin ise “2008 yılında çıkan yönetmelikle meslek hastalığı koyma yetkisi; üniversite hastanelerine ve eğitim araştırma hastanelerine verildi. Yani daha çok noktada ‘meslek hastalığı’ konulabilir dendi. Ama sayıların artışını sigorta istatistiklerinden görüyor muyuz? Görmüyoruz. Diyelim ki; bir iş yeri hekimine müracaat eden bir çalışan, mesleki bir tozdan etkilenen akciğer hastalarını nereye gönderiyor? Sağlık Bakanlığı’na ya da üniversiteye bağlı hastaneye. Oraya giden çalışana bir tanı konuluyor ama bu henüz hastalığın başladığı evre, henüz tekel branşta bırakılacak düzeyde değil. Sağlık Bakanlığı bu tanıyı görüyor ama bunu hekimlerin, vatandaşların sistemde görmesini izin vermiyor” bilgisini verdi.

Meslek hastalığı teşhisinin istatistiğe yansıyacak hale gelmesi için işçilerin SGK’ya müracaat edip, dosya sunması gerektiğini ifade eden Gülhan, sağlık kurulunun oluşturmanın Sağlık Bakanlığı’nın görevi olduğunun altını çizdi. Gülhan, “Niye sigorta kuruluşu, böyle bir kurul oluşturarak dosya üzerinden sizin hasta olup olmadığınızı anlamaya çalışıyor. Dolayısıyla bu nedenle sayılar, görünür değil” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışanları Sendikası Genel Başkanı İrfan Sayar

İSG Çalışanları Sendikası Genel Başkanı İrfan Sayar da, SGK verilerinin yetersiz olduğunu olduğunu ifade etti. Sayar, meslek hastalığına yakalandıktan sonra “sigara içti, kendine iyi bakmadı, yaşlandı, hastalandı” gibi teşhis konulduğunu belirterek meslek hastalığının yoğun yaşandığı yerlerin incelenmesi ve işçilerin emekli olduktan sonra da yıllarca takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Sayar, “Dünya Çalışma Örgütü (ILO) verilerini takip ediyoruz. O da meslek hastalıkları sayısının, iş kazalarından çok daha fazla olması gerektiğini bize söylüyor. Türkiye’de iş kazalarında ölen kişi sayısı bin 500 olarak kabul edilirse, en az 15 bin kayıtlı meslek hastalığı vakası olması lazım. Fakat bunu yakalayamıyoruz” dedi.

İrfan Sayar, iş yeri hekimlerinin kimi yerlerde patron baskısından kaynaklı olarak işçiyi hastaneye sevk etmediğini de belirtti. Sayar, “Sevk konusunda sıkıntı olabiliyor. İşverenin baskıları olabiliyor iş yeri hekimine. Orada bir sıkıntı var. Çünkü meslek hastalıkları hastanesine sevk edilen işçi sayısı çok az. 15 bin meslek hastalığı hastası çıkması lazım, bunun için hastaneye 100 bin kişinin gitmesi lazım. Daha orada problemler var. Bunu kimse konuşmuyor. Herkes görmezden geliyor” diye tepki gösterdi.

SAĞLAM’IN ARAŞTIRMA HABERİNDEN YORUMU

Yapılan işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebebin veya işin yürütüm şartlarının yol açtığı geçici veya sürekli hastalık olarak tanımlanan “meslek hastalığı” Türkiye’de görünmez bir sorun olarak uzmanlar tarafından eleştiriliyor. Yapılan araştırmaların açık verilerine bakıldığında ise Türkiye’deki meslek hastalığına sahip işçiler hakkında kesin ve güvenilir bir veri bulunamadı. Uzmanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yayınladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.

Yine de resmi kaynaklara bakıldığında meslek hastalığına ilişkin verileri derlemeye çalıştım. SGK’nın 2022 yılına ilişkin yayınladığı raporda ‘Geçici İş Göremezlik Ödeneğine Neden Olan Hastalık Olaylarının İl Dağılımı’nda Aydın ilinde 87 bin 503 kişi yer aldı. ‘Hastalık Olay Sayısının Aynı İldeki Zorunlu Sigortalı Sayısına Oranı’ ise yüzde 46,72. SGK’nın aynı raporunda yer alan ‘Meslek Hastalığına Tutulan Sigortalı Sayısı’ ise Türkiye genelinde; 771’i erkek, 182’si kadın olmak üzere toplamda 953 olarak kayıtlara geçti.

Devamını Oku

Bu mu sizin siyasetiniz?

Bu mu sizin siyasetiniz?

20.Şubat.2024 21:14, I Güncelleme:20 Şubat 2024 21:15

20.02.2024 21:14, I Güncelleme:20 Şubat 2024 21:15

Bu mu sizin siyasetiniz?

10 bin lira emekli maaşı 3 bin lira bayram ikramiyesi
Bu nedir ya…
İnsan bunları bildirirken utanır..
İBN numarası gönderinde emekliler bu paraları size geri göndersin, Bayram
harçlığı yaparsınız..

Sokaklara çıkıp boy gösteriyorsunuz. El sıkışıyorsunuz. Ekonomiden iki laf etmiyorsunuz!
Etseniz bile alacağınız cevaplar boğazınızı sıkıştıran karşınızdaki vatandaşın vereceği sözleri iğne gibi batar, sıvışırsınız.

Ülkenin hali belli. Ona rağmen karşılarına sıkılmadan çıkmaya vicdanınız nasıl elveriyor?
Bir kg etin kilosu olmuş 650 TL . Diğer yiyecekleri saymıyorum bile.
Ülke olarak nasıl bu hale gelindiğinin çok iyi farkındasınız.

Siyasette karşılıklı, birbirinize batan sözlerle dalaşıyorsunuz. Ülke çıkarları unutulmuş. Sandalye kavgası, çıkar ilişkileri peşinde olanlar, kendilerine hiç de mi sormazlar ? Millet bize ne der, sokakta insanlarla karşılaştığımızda onlara ne gibi cevaplar veririz? diye..

Verilen vaatler havada uçuyor!
Her birinizin aldığı maaş 100 bin TL üzerinde.
Emekli 10 bin TL ile nasıl geçinecek?
Vatandaş size oy verdi, temsil hakkı istedi.
Temsil ettiğinizi mi zannediyorsunuz?
Avrupa ülkeleri ülkemizin gidişatına göbek atıyor.
Tam hatırlayamıyorum; bir Avrupa ülkesinde seçmenler işe yaramayan milletvekillerini karga tulumba çöp konteynırına attılar.
Bazen bu düşünce ağır basıyor, layık yeri hak ediyorsunuz.
Eleştiri topuna girmek işinize gelmez tabi..
Deyim yerindeyse, doğru yazanı dokuz kapıdan kovarlar diye bir söz var.
Artık yeter!

Bu kadar da olmaz!

ATATÜRK’E HAKARET

Eski Refah Partili Şevki Yılmaz’ın bir düğünde Atatürk’e “ Selanik’ten gelen dönme, Osmanlıyı süren soysuzlar” diye ağır sözlerle hakaret etti.
Bu durum sosyal medya mecralarında çok büyük tepkilere neden oldu.
Sosyal Medyada Halil Konakçı’nın konuşmaları ise “milleti bölmek ve ayrıştırmak” ile değerlendirildi
Amaç şu;
Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırarak laik düzeni yıkmak, şeriatla yönetilmesini istedikleri bir rejim isteği doğrultusunda propaganda.
Türkiye’nin yarısı bunu kabul etmez, herşeyden önce Anayasa’nın ilk dört maddelerine karşı.
Son dönemlerde “şeriatı tanımayanlar Müslüman değildir” diyen Halil Konakçı da sert eleştirilerden hak ettiği cevapları aldı ve alıyor.
Kendini bilmez iki sapkın çıkıyor, milletin moralini alt üst ediyor.
Tabi bunlara destek verenler var.
Konakçı korumalarla geziyor.
Yani arka kuvvetli.
Aslında buna güç verenler onu kullanılıyor. Bu ileride belirgin ortaya çıkar.
Konakçı nereden desteklendiyse söyler.
Ya sabır..
Siz hiç Şeriat ile yönetilen Afganistan’a turist olarak gitmek isteyen duydunuz mu?
Siz hiç Şeriat ile yönetilen Afganistan’a yatırım yapan yapma planı yapan bir şirket duydunuz mu?
Türkiye Cumhuriyeti Dini yönetime geçerse bu ülkeye turist gelir mi?
O çok bayıldıkları Araplar bile bu ülkeye kafayı çekip eğlenmeye geliyor.
Rus turistlere Votka yerine Ayran içirmeyi deneyin.
Batı normları olmayan hak hukuk adalet olmayan ülkeye kim fabrika açar?
Yatırım gelir mi?
Bu ülke bugün 22 senelik saldırılara rağmen hala ayakta ise bunu dualara değil Mustafa Kemal Atatürk ve onun ileri zekası ve görüşü sayesindedir.
Fes takarak mehter çalarak osmanlı dirilmez siz soytarı olursunuz ancak.
Şeriata karşıyım. Din ile devlet işlerinin birbirine sokulmasına karşıyım.
Her türlü tarikata cemaate karşıyım.
Kısaca sizin taptığınız din sandığınız karanlığınıza karşıyım.
Siz bu ülkenin kurucusuna saygı duymadınız ben sizin şeriat aşkınıza neden saygı duyayım?
Eğer Şeriat aşkı ile dolup taşıyorsanız hazır Afganistan var oraya gidin.
Devamını Oku

CHP’YE SAHİP ÇIKIYORUZ

CHP’YE SAHİP ÇIKIYORUZ

20.Şubat.2024 20:26, I Güncelleme:20 Şubat 2024 20:38

20.02.2024 20:26, I Güncelleme:20 Şubat 2024 20:38

Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi Başkanı Cezmi Doğaner

Merkezi Hollanda’nın Rotterdam şehrinde bulunan Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi Başkanı Cezmi Doğaner, Skyhaber’e gönderdiği açıklamada yaşanan olumsuzluklara rağmen CHP’ye sahip çıktıklarını açıkladı.

Halkımıza çağrımızdır başlıklı açıklamasında Doğaner, parti içinde yaşananlara değinerek şöyle dedi.
“CHP üst yönetimi aday belirleme sürecinde parti içi demokrasi uygulanmamış üyelerin katılımı ile önseçim beklentileri yapılmamış ve aday yapılmayanlardan bazıları partiden istifa ettiler.
İstifaları doğru ve haklı bulmuyoruz. İstifa edenlerin açıklamalarını okuduğumuzda ilkesiz, inançsız, kimliksiz, kişiliksiz ve çok çıkarcı olduklarını anlıyoruz.
Yaşamı boyunca CHP ye hizmet etmiş ve hiçbir yere seçilmemiş bir çok partili ilkeleri ve inançları doğrultusunda çalışmalarına devam etmektedirler.
31 Mart yerel seçimi, 22 yıldır Türkiye yi yöneten çağdışı, gerici iktidarın hukuk ve demokrasiyi yok sayan uygulamalarına, halkı açlığa ve yoksulluğa mahkum eden, rant uğruna çevreyi ve doğayı tahrip eden anlayışına, ülkenin yönetimini  tarikatlara bırakan tutum ve davranışlarına karşı, Laik demokrasi, hukuk devleti  ve çağdaş  uygarlık isteyenlerin, Türkiye seçimdir.
Tarihsel sorumluluk
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP’nin, kurduğu Cumhuriyet’e karşı sorumluluğu var. Bugün bu sorumluluğu, her zamankinden daha çok öne çıkmış ve önem kazanmıştır. Aksi halde, Cumhuriyetin laik demokratik hukuk devleti yapısı yok olmaktadır.
Erdoğan, Cumhuriyetin yapılanma ve işleyişini değiştiriyor. Devleti, din kurallarına göre yeniden inşa ediyor. Bu bağlamda 31 Mart da yapılacak yerel seçim, Türkiye’nin geleceği için yaşamsal önemdedir.
Gerçekten de demokrasinin yaşam biçimine dönüşmesinde yerel yönetimlerin rolü son derece önemlidir. Çünkü demokrasi kültürünün ve geleneklerinin yerleşmesi en küçük yerleşim biriminden başlayarak her aşamada katılımın sağlanmasıyla olanaklıdır.
Bu anlamda Sosyal Demokratlar, yerel yönetimleri ‘demokrasi okulu’ ya da ‘demokrasinin beşiği’ olarak görmektedirler.
Avrupa’da yerel yönetimlerin- belediyelerin-kuruluşları 1860’lı yıllarda başlar. İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler faşizminin yerle bir ettiği Avrupa ülkelerinde Sosyal Demokrat partiler önce yerel yönetimlerde sonra, sonra Ulusal Parlamento seçimlerinde seçimleri kazanarak iktidar oldular. Avrupa’yı yeniden kurdular ve inşa ettiler. Avrupa huzur, güven ve mutluluk içinde yaşayan insanların barış adası sosyal demokrat iktidarlar tarafından kuruldu. Demokrasi ve sosyal hukuk devletini kurdular. Halkı yokluk, yoksulluktan kurtardılar, iş sahibi yaptılar.
Sanayileşmeyi ve ekonomik kalkınmayı gerçekleştirdiler.
Bu durum başta CHP ve laik demokrasiye inananlar için büyük bir fırsat yaratıyor. Dünya’da ve Türkiye’de onurlu ve güvenceli bir yaşam için demokrasi güçleri başarılı olmalı, 31 Mart Yerel seçiminde CHP ‘yi destekliyoruz ve CHP’li adayların seçimi kazanmaları için çalışacağız.
Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi Başkanı
CEZMİ DOĞANER
Devamını Oku

Mekanın cennet olsun ağabey

Mekanın cennet olsun ağabey

13.Şubat.2024 01:04, I Güncelleme:13 Şubat 2024 01:06

13.02.2024 01:04, I Güncelleme:13 Şubat 2024 01:06

Frankfurt’ta düzenlenen ‘Karnaval Yürüyüşü’ne katılan Gazeteci Mehmet Canbolat ağabeyin başka bir habere yetişmek için aracıyla hareket ettiği ve aracından indikten sonra geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiğini öğrendim.

Canpolat ağabeyin  ani kaybı nedeniyle üzüntülerimi bildiriyor, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Sevgili Canbolat ağabey, senin tecrübelerin bana çok şeyler kazandırdı. Bana yön verdi, cesaret verdi, azim verdi ve bu günlere senin ve Bülent Zarif ağabey sayesinde ulaştım. Gazetecilik mesleğini bırakmadım.

Milliyet Gazetesi’ne başladığım 1986 yılında Canbolat ağabey benim haber müdürümdü.

45 yıldır basının her kademesinde görev alan Canbolat 22 Mart 1957’de Tarsus’ta dünyaya geldi. 1980 öncesi Türkiye’nin siyasi ortamı nedeniyle Almanya’ya yerleşen Canbolat gazeteciliğe Milliyet gazetesinin Avrupa baskılarında devam etti.

Türkiye’nin Frankfurt Başkonsolosluğu da Canbolat’ın vefatı nedeniyle bir taziye mesaj yayınladı. Sosyal medya yoluyla duyurulan mesajda,

“Görev bölgemizin önde gelen gazetecilerinden Mehmet Canbolat’ın vefat haberini derin üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumun ailesine ve sevdiklerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz” ifadeleri yer aldı.

67 yaşında yaşamını yitiren  ağabey evli ve bir çocuk babasıydı.  Canbolat ailesinin isteği üzerine 20 Şubat Salı günü düzenlenecek cenaze merasiminin ardından Frankfurt Langen’de toprağa verilecek.

 

 

 

Devamını Oku

Rusya’da sokak hayvanlarına sahiplenme yarışı

Rusya’da sokak hayvanlarına sahiplenme yarışı

13.Şubat.2024 00:01, I Güncelleme:13 Şubat 2024 00:04

13.02.2024 00:01, I Güncelleme:13 Şubat 2024 00:04

Rusya’da sokak köpeklerinin uyutulması kararının ardından sahiplenme yarışı

Bölgede en az 600 köpeği uyutulmaktan kurtardıklarını belirten hayvanseverler, barınaklarda bekleyen 1500 civarındaki köpeği de kurtarmak için çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor.

Rusya Federasyonu’nun Buryatia Cumhuriyeti’nde sokak köpeklerinin belli şartlarda uyutulmasına izin veren yasanın uygulanmaya başlamasının ardından hayvanseverler arasında köpekleri sahiplenme ve onları başka bölgelere sevk etme yarışı hız kesmeden sürüyor.

26 Kasım’da yerel parlamentoda kabul edilen yasanın uygulanmasına ocak ayında geçildi.

Associated Press’in derlediği habere göre, bölgedeki hayvan aktivistlerinin bir kısmı, sokak köpeklerini başka bölgelere taşımaya başlarken, çok sayıda hayvansever ise barınaklara akın ederek bunları sahiplenme yoluna gitti.

Bölgedeki aktivistler, uyutulmak için barınaklarda bekleyen köpekleri sahiplenmek isteyen gönüllülere dağıtırken, bir kısmına ülkede yasağın geçerli olmadığı bölgelere transfer etmek için seferber oluyor.

 

Devamını Oku