DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BITCOIN 20789682,74%
İstanbul
12°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

13:08

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

GEZİ NOTLARI: Ankara Ulus Pul Müzesi
278 okunma

GEZİ NOTLARI: Ankara Ulus Pul Müzesi

3.Mart.2024 10:10, I Güncelleme:3 Mart 2024 10:11

GEZİ NOTLARI: Ankara Ulus Pul Müzesi

Yayınlama:3.03.2024 10:10,

Güncelleme:3 Mart 2024 10:11

Lisenin girişinde sol tarafta bir oda vardı. Bekleme odası falan gibi bir yerdi galiba. Duyurular, ilanlar asılırdı duvarlarına. Flateli sözcüğünü ilk orada, duvarda görmüştüm. Bir sözcük size bu kadar tuhaf, bu kadar ifadesiz gelir mi? Hiçbir çağrışım yapmadığını hatırlıyorum. Bir gün dayanamayıp inceledim. Gençleri pul koleksiyonu yapmaya teşvik eden bir tanıtımdı. Aklımda pul kolleksiyonu yapmak olarak kalmış yıllarca. Pazar günü, uzun zamandır gitmek istediğim, Ankara Ulus’ta bulunan Pul Müzesi’ni gezmeye gittim. Bu konuda oldukça cahil olduğumu o zaman gördüm. Mesela pul koleksiyonculuğu ile flatelinin genellikle karıştırıldığını, aslında flatelinin pulları ve pul koleksiyonculuğunu inceleyen bir bilim dalı olduğunu öğrendim.

Hep önünden geçtiğim, mimarisini çok beğendiğim Pul Müzesi binasından içeri girdiğimde, bu kadar zengin içerikli bir müzeyle karşılaşacağımı düşünmemiştim doğrusu. Girişler ücretsiz. Müze dört kattan oluşuyor. Giriş katta, PTT’nin tarihsel gelişimini görebiliyorsunuz. Posta arabaları, postacı kıyafetleri, posta kutuları, telgraf sistemleri gibi birçok araç gereç, geniş bir ortamda sunuluyor. Yine aynı katta satış yapılan bir dükkan ile kafeterya mevcut.

Kafeterya fiyatları PTT ve kamu çalışanlarına oldukça uygun. Grup halinde ya da ailecek kahvaltıya gelip, ardından müzeyi gezmek mümkün. Grup halinde gelinecekse önceden rezervasyon yapılması gerekiyor, çünkü oldukça talep var.

Biz bir kahve molası verip bilgi aldıktan sonra asansör ile 2. kata çıkıp, dolaşarak bodrum kata kadar indik. İkinci katta tematik pul salonu, flatelik ürün sergi salonu bulunmakta. Ben koleksiyoner değilim, otuzlu yaşlarıma kadar, mektup pullarımı biriktirdiğim basit bir pul koleksiyonum var. Bir torbada öylece duruyor. Onun ötesine gidemedi. Ama ilgiyle, merakla, geçmişi anarak tek tek pulları inceleyerek gezdim. Eğer meraklısı iseniz oldukça uzun zaman geçirmeniz mümkün burada.

Çocukluğumuz da, gençliğimiz de, bırakın cep telefonunu, ev telefonu bile bu kadar yaygın değildi. Bizler sevdiklerimiz ile mektuplaşarak haberleşen bir nesiliz. Bayramlarda, yılbaşında kartlar atar, postacı yolu gözler, mektup diye seslenince postacı merakla ve sevinçle koşan çocuklardık. Bak postacı geliyor şarkısını söylerdik sokağımızdan postacı geçtiğinde, saygı ve hayranlık duyardık. Kıyafeti, çantası ile pek bir afili idi. Şimdikiler bu kültürü bilmez. Mektup nedir, pul nedir gel de anlat.

Öğrencilerime elimdeki örnekleri gösterip, telefon, mesaj ya da görüntülü konuşma yokken bu şekilde haberleşiyorduk diyorum ama ne kadar somutlaştırabiliyorlar emin değilim.

Hemen bir alt katında kronolojik olarak pulların sergilendiği bir pul salonu ile nostaljik PTT salonu bulunmakta. Burası da oldukça ilgi çekici. Müze çok şık bir sunuma sahip. Sıkılmadan, rahatsız edilmeden, kendinizle baş başa kalarak pulların arasında kaybola bilirsiniz.

Tekrar giriş kata inip sağ taraftaki sergi salonundan merdivenle aşağı indik . Asansör buraya inmiyor. Rengarenk bir salon sizi karşılıyor. Daha çok çocuklara yönelik aktivitelerin yapıldığı, çocuk pullarının sergilendiği bir yer.
Müze bayram tatili gibi resmi tatiller dışında hep açık. Hatta milli bayramlarda da açık.

Arabayla gelirseniz çevrede paralı otoparklar mevcut. Otobüsle her yerden ulaşım oldukça kolay. Ulus heykele çıkmadan itfaiye meydanına ya da operaya yakın bir durakta inerseniz cadde üzerindeki müzeyi rahatlıkla bulursunuz.


Posta pulu, 1840 yılında, Rowland Hill adlı ingiliz aristokratı tarafından İngiltere’de icat edilmiş ve dünyaya yayılmıştır.
Türkiye’de ise ilk kez 1 Ocak 1863 tarihinde basılmış. Üzerinde Sultan Abdülaziz’in tuğrası buluna, mavi-pembe renklere sahip iki tane pul o zaman 2 ve 5 kuruş iken şu an 1 milyar 200 milyonluk katalog değerine sahip.

Koleksiyon ilk başlarda damgalı pullarla yapılırken; sonradan damgasızlar daha değerli olmuş. Şimdilerde pul bulmak için flateli aboneliği öneriliyor. Anladığım kadarı ile PTT yeni pullar çıkardığında sizi bunlardan haberdar ediyor.
Pul koleksiyonu yapacaksanız size birkaç öneri bırakayım buraya: *Eğer pullar damgalı ise temiz ve okunaklı olmalı, diğer türlü kusurlu sayılır.

*Pullar albüme üst üste değil dikey olarak dizilirmiş.
*Pullar yerleştirilirken en az 5mm aralık bırakmak gerekirmiş.
Albümler ayda en az bir defa sayfa sayfa açılarak havalandırılmalı, nemi, tozu alınmalı. *Pullara çıplak elle dokunulmaz iz yapar, pul maşası ile tutulmalıdır.
*Damgalı pulları zarfından ayırmak için, zarf ılık suya konulur, birbirlerinden ayrılmaları beklenir. Maşa ile tutularak, zamklı kısım üstte kalacak şekilde kurumaya bırakılır. İyice kurumadan pulu kalın bir kitap arasına koyarak düzgün şekilde kuruması sağlanır.
*Pul uzun yıllar toplanması kolay, maaliyeti düşük olduğu için en yaygın yapılan koleksiyon olmuştur.
*Sürekli pul, resmi pul, anma pulu gibi çeşitleri vardır. Damgalı ya da damgasız biriktirile bilir ama damgalıların güncelde fazla mali değeri yokmuş.
Hatıra ve hediyelik eşya bölümünden alışveriş yapabilirsiniz. Ben her zaman ki gibi magnet almayı tercih ettim ama ürün seçeneği bol.

İyi gezmeler diliyorum şimdiden bu müzeciliğinin yüz akı yere giderseniz.

Fatma ÇİÇEK

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r