DOLAR 31,3677 0.42%
EURO 34,0595 0.51%
ALTIN 2.101,432,38
BITCOIN 1946264-0,32%
İstanbul

KAPALI

13:21

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

BÜYÜK ÖNDERİMİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MODASI.
  • SkyHaber
  • Yazarlar
  • BÜYÜK ÖNDERİMİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MODASI.
59 okunma

BÜYÜK ÖNDERİMİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MODASI.

19.Ocak.2024 23:07, I Güncelleme:19 Ocak 2024 23:08

BÜYÜK ÖNDERİMİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MODASI.

Yayınlama:19.01.2024 23:07,

Güncelleme:19 Ocak 2024 23:08

Değerli okuyucularım merhaba
Yine güzel bir haftanın son günü olan bu Cuma gününde sizlere sevgi ve saygılarımı sunarak başlamak istiyorum bu hafta ki yazımıza. Geçen hafta sizlere “MODA DENİNCE” başlıklı yazımızla, modaya dair merak ettiklerimizi aktarmıştık. Bu hafta Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün modaya bakışı, şıklığı ve zarafetini konuşacağız.
Cumhuriyetimizin kurulmasının üzerinden 2 yıl geçmiştir. Bu genç Cumhuriyet için yeni atılımlara, bu genç devletin yeni vizyonlara ihtiyacı vardır, artık yüzünü batı medeniyetine dönmesi zamanıdır. Yıl 1925… Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetin ilan edilmesinden 2 yıl sonra Kastamonu’ya gelir. Büyük bir kalabalık Atayı görmeye gelir. Şalvarlı, çarşaflı, fesli, poturlu, külahlı, sarıklı ve peçeli kıyafetler içinde onu karşılayan halkın karşına fötr şapkayla çıkar. Değişim başlamıştır.

Bu tercih elbette ki tesadüfi değildi. 19. yüzyılda tarımla ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler arasında çok popüler olan o geniş kenarlı fötr şapkayı kıyafetini tamamlayıcı bir aksesuar olarak seçen Atatürk, kıyafet konusunda yapılacak düzenlemeleri önce kendi üzerinde tatbik etmiş, modern ve çağdaş Türkiye’nin bundan sonra ki vizyonunu göstermek için halkı ile paylaşmıştır. Büyük önder ziyaretlerinde çağdaş giyim tarzının da yapılan devrimlerin bir parçası olduğunu dile getirerek şöyle demiştir. ‘’Uygar bütün ulusların kabul ettiği kıyafet bizim için mükemmel, milletimiz için en uygun bir kıyafettir. Onu giyeceğiz’’

O yıllarda kanunlar genelde erkekleri kapsıyordu, ancak Cumhuriyetin değişen yüzünde kadınlarda bu çağdaşlığın bir parçası olmalıydı. Fakat bu mevzuda kadınlara herhangi bir baskı ve zorlama yapılmazdı. Yeni Cumhuriyetin yeni yüzünde kadınları çağdaşlığın simgesi olarak gördüğü, çok değer ve önem verdiği Atatürk işe yakın çevresindeki kadınlarla başlar, giyim-kuşam konusunda öncü olmaları için eşi Latife Hanım ile manevî kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen’i teşvik eder; ayrıca Ata’nın yakın arkadaşlarının eşleri, yönetici ve memurların eşleri de batılı giyim tarzlarıyla, Türk kadınına örnek olurlar.

Atatürk giyim kuşam konusundaki eşsiz zevkini her ortamda gözler önüne serer. Yurt gezilerinde gittiği yerin özelliğine ve gittiği mevsime uygun kıyafetler seçer. Kravat, kostüm seçimlerinde manevi kızlarının fikirlerini almıştır.
Kumaş ve kravatları, genellikle dışarıdan hediye gelir. Gömlek ve elbiselerini, İstanbul’daki Rum asıllı terzi Mösyö Pertekiç diker. Elbise, gömlek ve kostümlerinin modellerini ise Atatürk bizzat kendisi çizer. Bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilanından sonra çoğunlukla sivil kıyafetleri tercih etmesi, askerî alanlar dışında üniforma giymemesidir. Onun yaptığı her şey gibi bu da tesadüfî değil, bilinçli, Cumhuriyet’in doğasına uygun bir seçimdir.

Atatürk’ün giydiği ‘takım elbise’ler alışıla gelmiş kalıpların dışına çıkarak adeta kendi modasını yaratır. Takım elbiseleri o zamanın modasına da uygun olarak aynı renk ceket ve pantolonlardan oluştururdu. Bazen de kendi tarzını ortaya koyan kombinasyonlar yapardı.
giyim tarzına ve giysi rengine göre şapkanın hemen her çeşidini kep, kasket, fötr, silindir, olmak üzere aksesuar olarak kullanır. Gömlekte açık renkleri tercih eder ki bu da genelde beyaz ve kırık beyazdır. ‘Bebe yaka, şal yaka, gömlek yaka, Ata yaka’ olarak anılan ve günümüzde de son derece moda olan yakalarla birlikte; genel tercihi ince pamuklu ve ipektir.

Ceketlerinde devrik yakanın değişik formlarında çift ya da tek düğmeli tercihler söz konusudur. Resmî yemek ve törenlerde, ‘frak ve smokin’ kuralına sadık kalır.

Takım elbiselerde genelde ceketler, pantolonla aynı kumaştan yapılmış; spor ceketlerde ise pantolonla bütünlük oluşturacak şekilde farklı renkler seçilmiştir.

Ciddiyet, ağırbaşlılık ve aynı zamanda muhafazakâr tavrın göstergesi olan yelekler, Ata’nın giyim tarzının belirleyici unsurlarından biridir. Spor kıyafetleri de dâhil hemen bütün giysilerini yelekle tamamlamış; ucu sivri, ya giydiği takımla aynı renkte ya da takımın rengine uygun kendinden desenli veya düz renk yelekler favorisi olmuştur.

Spor giyindiğinde ise, bu alışkanlığı süveterlerle devam eder. Ceketlerle aynı renk ve kumaştan devrin modasına uygun dar paçalı pantolonlar giyer blazer bir ceketin altında beyaz spor bir pantolon ya da siyah bir ceketin altında boyuna çizgili bir pantolon…

Resmî yemek ve tören kıyafetlerinde, yani smokinli olanlarda pantolonların yan taraflarında siyah saten şeritler bulunur. Atatürk diğer giysilere olduğu kadar paltolara da önem verir. Kıyafetlerine uygun renk, kumaş ve modelde pek çok palto kullandığını biliyoruz.

Giydiği takıma, yere uygun olarak çift veya tek düğmeli devrik yakanın farklı formlarında tasarlanmış paltolar, onun zevkini yansıtır. Ayrıca spor kıyafetlerin üzerine spor montlar kullanması da giyim konusunda ne kadar bilinçli olduğunu göstermektedir.

Genelde kemik rengi ve beyazın hâkim olduğu, değişik şekillerde yerleştirilen mendiller, altın kol düğmeleri, kravat iğneleri, adının baş harflerinden oluşan armalı ipek fularlar; siyah-beyaz kumaş ya da deri, bazen kürklü eldivenler; siyah, kahve, kemik rengi değişik ağaçlardan baş tarafı oltu veya lüle taşından yapılmış bastonlar ile köstekli saatler, sigaralıklar olmazsa olmaz aksesuarlarındandır.

Atatürk çoğu zaman istediği kıyafetleri kendisi çizerek terzilerine ilettiğini biliyoruz bazı kaynaklardan ve istediği kumaşlar yurt dışından getiriliyordu. Ancak bu biraz maliyetli ve zaman alıyordu. Bu kumaşların artık ülkesinde üretilmesi ve yerli malı kullanılması gerekiyordu.
Bunun için bir grup girişimci ile Sümerbank kumaş fabrikasını TBMM’de 3 Haziran 1933’te kabul edilen 2262 Sayılı Kanun ile 20.000.000 lira sermaye ve Ankara merkezli olarak 11 Temmuz 1933’te kuruldu.

Evet şu bir gerçek ki bizim Atamız Dünyanın en zarif en şık en karizmatik ve en büyük lideri. Şükran,minnet, saygı ve rahmetle anıyorum..

Bu haftada benden bu kadar haftaya yeni bir konuyla buluşmak ümidi ile..

Oktay KALAYCI

Kaynak :
Kadriye TURKAN
Aydan GÜNDÜZ

Oktay Kalaycı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r