DOLAR 32,3607 0.17%
EURO 34,4602 -0.71%
ALTIN 2.437,27-0,95
BITCOIN 2084379-4,74%
İstanbul
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TERCİH SİZİN
960 okunma

TERCİH SİZİN

31.Temmuz.2023 13:11, I Güncelleme:6 Ağustos 2023 19:45

TERCİH SİZİN

Yayınlama:31.07.2023 13:11,

Güncelleme:6 Ağustos 2023 19:45

Merhabalar,
Sizlerle biraz bakış açıları ve karakterlerimizle ilgili konuşmak istiyorum.
Küçük çabalarımızın, büyük değişimlere sebep olabileceğini düşünerek hayat penceremizi aralayalım.
Doğamız gereği hepimiz farklı karakterlere sahibiz. Bazılarımız naif karakterde olup, ruhlarımızı okşar, huzur verici yapılarıyla etrafına ışık saçarlar. Bakış açılarıyla ufkumuzu genişletir. Bu karakter yapısındaki kişiler, olumlu (pozitif) kişilerdir. Hayatın şifa kaynaklarıdır.
Bazılarımız ise, belirgin karakteristik yapı sergilemez. Ne kendisine, ne de başkalarına nettir. Çözüm odaklı değildir.
Bir kısmı da negatif bakış açısıyla, sorunun kendisi olurlar.
Evrende birçok canlı ve cansız varlık bulunmaktadır. Her varlığın da kendisine ait bir enerjisi mevcuttur. Yani her şeyin kapladığı bir enerji alanı vardır.
Bitki ve hayvanlar, doğal yapılarını, doğalarını bozmadıkları için büyük bir ahenkle yaşarlar.
Bizler doğalımızdan uzaklaştığımız için, uyumumuzda bozulmalar yaşanmaktadır. Evrene yaydığımız pozitif ve negatif enerjiler (olumlu/ olumsuz) bizim yaşam alanımızı etkiler. Davranışlarınız sonucunda kullandığımız enerji, bize yansıyarak geri döner. Öyleyse hayatımıza yön veren bu davranış biçimini seçimlerimize neden dahil etmeyelim ki ?
Yaşam alanımızdaki negatiflikler, bizim günlük hayatımızda aksaklıklara neden olur.
Negatif seçimimizde, ister işimiz, ister evimiz, ister okulumuz olsun olumsuzluklar hiç peşimizi bırakmaz. Kendimizi sürekli şikayet ederken buluruz. Bu kısır döngüyle işler, arap saçına döner.
Aslında aksiliklerin “ben” kaynaklı olduğunu, yani kendimizin bakış açısı ile alakalı olduğunu bilseydik daha dikkatli olurduk. Bir kısmımızın “ne alakası var” dediğini duyar gibiyim. Evet, aslında sebebi biziz.
Şimdi negatif bir insanın tavrını kısaca özetlersek, bu durumu sanırım aydınlatmış oluruz.
Negatif insan profili, her şeye muhalefettir. Teze karşı, mutlaka anti tez üretir. Sürekli atağa geçer; seni konuşturmaz. Hatta seni dinlemez bile. Kendi bildiği her zaman doğrudur. Bir şeyler öğrenmek için çabası yoktur. Zaten bilerek doğmustur! (Doğuştan bilgindir)!!!
Kendisine benzer karakterdeki kişilerden kopyaladığı duyumları, size bir akademisyen edasıyla anlatır. Öyle inanır ki anlattıklarına, siz inanmazsanız eğer CAHİLSİNİZ!!! vay halinize!!!
Bu şahsiyetlerin işleri hep ters gider. İşin erbabı kişileri dinlemez. Dinlerse tavan yapmış egosuna karşı mahçup olacağını düşünür ve kendisini riske atmaz. Başkalarını dinlemek raconuna ters düşer.
Olayları anlamak, hayatı anlamak için çaba sarf etmez. Küçücük dünyasında, kabında hiçbir şeye yer açmaz. Ufku kadar, anlamak istediği kadar, hatta nasıl anlamak istiyorsa öyle anlar ve kendisince anlamlandırır.
Bir kısım insan nötrdür. Kendisi için de, çevresi için de fikir beyan etmez. Çözüm odaklı değildir. Sorun yaratmazlar. Sorun olmazlar ama kendi düşüncelerini beyan etmemeleri, can sıkıcıdır. Her olaya, her duruma karşı “ben uyarım” demeleri karşısında, biraz sorgulama gereği duyuyorum. Her ne olursa olsun, her bireyin kendine has bir yapısı vardır. Gerekli durumlarda kişi kendisinin de “fikrini beyan” etmelidir diye düşünüyorum
Şimdi birazda hayata olumlu gözlerle bakan benim “şifacı” diye tabir ettiğim, çözüm odaklı karakterlere göz atalım. Her durum karşısında, hayata olumlu (pozitif ) tarafından bakarlar. Kimilerinin “polyanna” olarak ifadelendirdiği kişiledir. Oysa Poyannacılık iyimser olduğu için, dünyayı güllük gülistanlık görmektir. Olumlu bakışta ise dünyanın güllük gülistanlık olmadığını bilip, olayla ve durumlar karşısında çözüm odaklı olmak, iyimserlikle çözüm bulmaktır.
Pozitif kişiler, hayata olumlu tarafından bakan çözüm odaklı, amacı olan, hedefi olan, hayatın içinde olan, özünde sevgi olan kişilerdir. Bu kişiler karakter yapısıyla, hayata bakış açılarıyla yapıcıdırlar. Bu düşünce yapısı onları başarı sağlanmasında katkı sağlar. Saçtıkları ışıklarla hem kendilerine, hem de başkalarına aydınlatırlar. Çözüm üretebildiklerinden kısa yoldan ulaşabileceği noktalara ulaşırlar. Yaratıcı yönleriyle evrende olumlu dönüşler sağlarlar.
Hayatın merkezine kendimizi koyarak, olaylara makul açılardan bakarak doğayı, insanları severek, bir amaç doğrultusunda, hedefinize doğru yürümeliyiz. Yürürken sevgi ve ışığınız hep olmalı. Kendinize, yolunuza inanarak yürümeli(yiz)siniz.
Bir de son zamanlarda sıklıkla rastladığımız kızgın tiplemelere bakalım.
Haydi kızgın olalım ve soralım kendimize çözüm bulabiliyor muyuz.?
Karşına çıkan her şeye kızmak seni yormuyor mu?
Kızgınlık ve nefretinle heybene koyduğun şeyler günden güne artıyor, tedirgin olmuyor musun?
Sürekli her şeyi yakıp yıkmakla, kendi zindanını kendin hazırlamış olmuyor musun?
Bu hayatını alev topuna çevirirken, sen yanmayacağını mı düşünüyorsun? Kızgınlıklarınla hayatı cehenneme çevirdiğin kişilere karşı, huzur duyup, “sen” cennetinde mi kalacağını düşünüyorsun ?
Yaktığın limanlara ihtiyacın olunca, tekrar nasıl sığınacaksın ?
Öfkenin yok ettiği gemiler seni bir daha nasıl taşıyacak hiç düşündün mü?
“Öfkeyle kalkan zararla oturur” diye boşuna söylememiş atalarımız.
Yolumuz bizim yolumuz, nasıl yaşamak istiyorsak SEÇİM BİZİM
Işığınız sevginiz, bol olsun,
Yolunuz açık olsun.

Selma Erdel

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r